Pusula’da Bugün: 2016: Ters Köşelerin Yılı

PUSULA’DA BUGÜN: 2016: TERS KÖŞELERİN YILI

Geçenlerde “2016 gelmiş geçmiş en berbat yıllardan biri olmaya aday” diye yazmış, sonrasında da “abarttım mı acaba, son iki ayda piyasalar belki de toparlar” diye düşünmüştüm. Sonrasında risklerin normalden fazla olduğuna kanaat getirip iyimserlik için fazla yer olmadığı görüşüne sadık kalmıştım. Tamam, piyasalar tatsız, hala düzeltme için yer var, ancak öyle bir döneme girdik ki “ters köşeler” henüz bitmemiş olabilir…

Yurt içinde yaşadıklarımız bir yana, yılın sonuna yaklaşırken dahi küresel piyasalar oldukça hareketli. Çoğu yılın aksine bu yıl yatırımcılar pozisyonlarını kapatıp kenarda beklemeye cesaret edemeyecekler gibi görünüyor. Çünkü 2016 beklenenin olmadığı, adeta “ters köşe”nin normal olduğu bir yıl oldu ve yeni ters köşelerin pekala eşikte olduğu bir Aralık ayı bizi bekliyor olabilir. İşler yolunda gitse, karşımıza sürprizler çıkmasa da, 2016 bittiğinde hiç özlemeyeceğimiz bir yıl olacak, şimdiden belli…

“Neden Aralık ayı boş geçmeyecek” derseniz, bir süredir unuttuğumuz (ya da diğer dertler nedeniyle pek de umursamadığımız) coğrafyaya bakmamız gerekli: Avrupa Birliği… Küresel piyasalarda Brexit ve Trump’ın getirdiği şoklar ile boğuşan yatırımcıların gözü öncelikle İtalya’da olmalı. 4 Aralık’ta yapılacak anayasa değişikliğine yönelik halk oylamasında son anketler “hayır” oyunun 10 puana yakın bir farkla gittiğini işaret ediyor. Tamam, anketler bu yıl istikrarlı olarak bizi yanılttı ama bu kez oyun içinde oyun var: Piyasa şu ana dek Avrupa’yı geri planda tutarak, burada yeni bir risk olmadığını varsaydı. Bu kez anketler doğru çıksa dahi, piyasa yine ters köşe olacak. Hükümetin “evet” çıkması yönünde kampanya yürüttüğü anayasa referandumunda çıkacak bir “hayır” oyu, Başbakan Renzi’nin istifası ile sonuçlanacak ve zaten giderek güçlenen anti-AB cephesini belki de iktidara taşıyacak. İtalya bir süredir halı altına süpürülen bankacılık krizi ile boğuşuyor. Tüm kredilerin 1/5’i sorunlu olan ülkede ekonomik büyüme de çok yavaş. Siyasi kriz ile bankacılık sistemi ve ekonomiye yönelik kaygıların öne çıkması şaşırtıcı olmaz.

Buradan sonrasını hayal gücünüze bırakabilirim, ama AB hayal gücüne gerek bırakmayacak denli sıkıcı ve çoğu zaman tahmin edilebilir.Avrupa’da milliyetçi, anti-AB karşıtı partilerin giderek güçlendiğini zaten biliyoruz. Fransa’da da 2017’deki başkanlık seçimine şu anda en hazır aday Marine Le Pen olarak görünüyor. Kendisinin vaatlerinden biri Fransa’nın AB’deki geleceği ile ilgili bir halkoylaması yapmak. Halk Le Pen’i iktidara getirirse, bu referandumda ne diyecekleri de zaten belli. Özetle şu anda görece düşük bir olasılık bile olsa 2017 AB’nin dağıldığı yıl olarak tarihe geçip 2016’yı mumla aratabilir. Hoş, Brexit de düşük bir olasılıktı, Trump’ın Başkanlığı da…

Kaynak: Reuters)

Her ne kadar piyasalarda Trump sonrası bir dolar hezeyanı yaşıyor ve AB’de yaşananları görmezden geliyor olsak da, risklerin ciddiye binmesi USD’de şu ankinden çok daha ciddi bir hareket başlatacak. Yandaki grafikte (kaynak: Reuters) göreceğiniz üzere, dolar endeksinde geçmişe göre çok ciddi bir hareket henüz belki yok. Ama bunun olmasına çok var diye düşünüyorsanız, piyasaların uzun vadeli beklentileri dahi iki dakika sonra olacakmış gibi fiyatladıklarını hatırlatayım. Bu nedenle 2017’ye girerken, geçmiş 50 yılda dolarda iki kez görülen süper döngülerden birinin daha hayatımızı etkilemeye başladığını görebiliriz.

Kaynak: Bloomberg

Faiz artışı değer kaybeden para birimlerini destekleyebilecek bir adım kuşkusuz. Ama bazen daha sert olmak gerekebilir… Gelişen ülkelere değil de öncü piyasalar grubuna (frontier markets) dahil olan Nijerya da, para birimi olan Naira’daki değer kaybından hoşnut değil. Şu ana dek farklı stratejiler uygulayan Nijerya Merkez Bankası (CBN) radikal bir adım atmanın eşiğinde. Yasa tasarısı onaylanırsa, ülke güvenliğini tehdit edecek herhangi bir durumdan kuşkulanıldığında, şahısların ya da kurumların döviz hesaplarına el konabilecek. Tanımın geniş tutulması sonrasında bankalardan yastık altına kaymaya başlayan dövizler nedeniyle, CBN buna da el atmış: Çekilen döviz 30 gün içinde hesaba yatırılmazsa 2 yıllık hapis cezası uygulanacak!

2016 ters köşelerle dolu olsa da bir çok açıdan ilginç olmaya devam edecek belli ki…

Güzel bir hafta geçirmeniz dileklerimizle.

Tufan CÖMERT

Araştırma Direktörü

tcomert@garanti