Pusula’da Bugün: “TCMB Senaryoları”

Bu haftanın başlıca gündem maddesi belli: Salı günü son dönemin en önemli TCMB PPK toplantısı yapılacak. TL’nin, TCMB’nin son faiz artışı yaptığı 25 Kasım 2016’dan bu yana %9 değer yitirdiği bir ortamda bir kez daha faiz artışını tartışmak belki çok anlamlı gelmeyebilir. Ancak bu dönem sonrasında Türkiye’ye atfedilen risklerde ciddi artış olduğu düşünüldüğünde, yük bir kez daha TCMB’nin omuzlarında. Böyle bir ortamda TCMB’nin atacağı adımlar da yurtiçi piyasaların yönünü belirleyecek. Bugün olası TCMB adımlarını ve bunların piyasa etkilerini inceleyeceğiz.

Piyasa’nın TCMB’den beklentisi büyük: TCMB’nin bu hafta yapacağı toplantıda 50 - 75 bps faiz artışı yapacağı fiyatlanıyor. Ancak neredeyse tüm yatırımcıların uzlaştığı konu, bu artışın bir başlangıç olacağı. Piyasa, devam eden aylarda faiz artışının süreceğini ve 12 ay içinde %11,7 seviyesine ulaşacağını da fiyatlıyor.

TCMB’nin bu kadar yüklü faiz artışı yapıp yapmayacağını şimdiden söylemek zor. Öte yandan faiz artışının sevimsiz bir tarafı var: Zaten sorunlu giden büyüme üzerindeki baskı daha da artacak. Bu nedenle TCMB faiz artırımı konusunda oldukça isteksiz. Bunu, faiz artırmak yerine, sadeleştirme sürecine son verilip, yine oldukça karışık bir para politikasına dönülmesinden de çok net olarak anlayabiliyoruz. Bu nedenle ilk aşamada TCMB’den yüklü bir faiz artışı geleceği beklentisi yok.

TCMB’nin kararının piyasalar üzerinde birçok yansıması olacak, ancak bunları tek kalemde tartışmak oldukça zor. Para politikasının son dönemde yine karmaşıklaşması ile birlikte TCMB’nin atması olası adımlarının sayısı da arttı. Aşağıdaki olası adımlar ve piyasa tepkilerine geçmeden önce mevcut para politikası çerçevesini hızlıca özetleyelim:

Gecelik borç alma faizi - %7,25: TCMB’nin piyasada fazla likidite olduğu durumda ödemeyi taahhüt ettiği asgari faiz. Piyasada çok uzun bir zamandır likidite fazlası değil, likidite açığı olduğu için pratikte neredeyse hiç kullanılmayan bir oran. Bu nedenle bu oranda bir değişiklik, sadece diğer faiz oranları ile uyumlu olması için yapıldı anlamına gelecek.

Haftalık repo faizi - %8,00: Normal şartlarda TCMB’nin ana fonlama aracı ve faizi. Geçen hafta içinde TCMB bu orandan sağladığı fonlamayı sıfırladı.

Gecelik borç verme faizi - %8,50: Bankaların TCMB haftalık repo imkanı ve piyasadan sağladıkları fonlamanın yeterli kalmaması durumunda başvurdukları TCMB’nin gecelik fonlama faizi. TCMB’nin haftalık repoyu sıfırladığı dönemlerde, tüm fonlama bu faizden yapılır ve buna Ek Parasal Sıkılaştırma (EPS) günü denir(di). TCMB geçen hafta bu faizden yaptığı fonlamayı da sınırladı. Cuma günü itibarı ile toplam 83 mlr TL’lik fonlamanın 49 mlr TL’lik kısmı bu orandan yapıldı.

Geç Likidite Penceresi (GLP) - %10,00: Normal şartlarda bir politika faizi ve aracı değildir! Çeşitli nedenlerle piyasadan borç bulamayan bankaların son çare olarak TCMB’den kullandıkları fonlamanın faizidir ve aslında bir nevi cezadır. TCMB son uygulamaları ile bunu da faiz koridoruna dahil etti. Cuma günü itibarı ile bankalar GLP’den 34 mlr TL borçlandılar.

Görüldüğü üzere faiz konusu oldukça karışık, bu nedenle TCMB’nin hangi faizde ne yapacağı da kaç puan faiz artırdığı kadar önemli. Ayrıca TCMB’nin yine geçen hafta yaptığı gibi kendi swap piyasasını kurarak döviz likiditesini artırmaya, TL likiditesini kısmaya yönelik yeni kararları da söz konusu olabilir. Bu tarz adımlar da TL’yi destekleyebilir, ama geldiğimiz noktada artık piyasa faiz artışına odaklamış durumda. Bu noktada beklentilerin karşılanmaması TL’de bu hafta açılışında gördüğümüz iyimserliği tersine çevirebilir.

Bu kapsamda, Yatırım Danışmanlığı Ekibi olarak TCMB senaryoları ve olası piyasa tepkilerine dair beklentilerimizi aşağıda görebilirsiniz:

Güzel bir hafta geçirmeniz dileklerimizle…

TCMB Senaryoları

Tufan CÖMERT

Birim Müdürü - Yatırım Danışmanlığı

tcomert@garanti.com.tr