Pusula’da Bugün: "Ateş Krallığı"

“Ateş Krallığı” kafa yormayan, başı sonu belli bir film… Günümüz Londra’sında yeni bir metro hattı inşaatı, binlerce yıldır uykuda olan bir ejderhayı uyandırır. Hızla çoğalan ejderhalara karşı insanların silahları fayda etmez, nükleer silahlar dahi işe yaramaz. İnsanlık yok oluşun eşiğindedir. Bir avuç insan bu korkunç ortamda hayatta kalmaya çabalar. Bir gün Van Zan adında bir Amerikalı çıkagelir ve ejderhaları nasıl yok edeceğini bildiğini söyler… Sanırım sonrasını tahmin ediyorsunuz.

 

“Dünyayı kurtarırsa Amerikalılar kurtarır”* mesajı sadece filmlerde yok. ABD ve Batı dünyasının önemli bir tehdit olarak gördüğü Kuzey Kore konusunda ABD’nin tavrı giderek sertleşiyor. Trump dün tatilini geçirdiği, kendisine ait olan golf kulübünde basına bir açıklama yaptı. “Kuzey Kore ABD’yi daha fazla tehdit etmese iyi olur” diyen Trump, aksi taktirde ”K.Kore’nin dünyanın daha önce görmediği bir ateş ve öfke ile karşılaşacağını” ekledi. Böylece K. Kore’yi ülkesini tehdit etmemesi için tehdit eden Trump, bu “ateş ve öfke”nin daha önce görülenlere göre kat kat fazla olacağını da söyledi. Bu açıklamalar akla ister istemez bir nükleer savaş olasılığını gündeme getiriyor. İş bu kadar ciddiye biner mi tartışılır, ama merak ediyorsanız olası bir K. Kore-ABD savaşı ile ilgili bazı kurumların hazırladıkları senaryoları bu bağlantılardan okuyabilirsiniz: Newsweek, Business Insider, Bloomberg, BBC, The Economist, The Telegraph… Gördüğünüz gibi konu çok popüler, hatta buraya koyamadığım ne senaryolar var…

 

Milyonların yaşamının söz konusu olduğu böyle ciddi bir konunun ardından piyasa konuşmak abesle iştigal. Ancak piyasaların en sevdiğim yanı, çok büyük iki varsayım üzerine kurulmuş olmalarıdır: “Dünya dönmeye devam edecek” ve “yarın erkenden işimin başında olmam gerek”. Bu nedenle gerçekten dünya üzerindeki yaşam bir nükleer savaş, uzaylı istilası ya da ejderhalar nedeniyle sona ermeyecekse, her haber, her gelişme fiyatlanmalıdır.

Trump’ın açıklamalarına da piyasa bu gözle baktı: Piyasaya genel risk iştahında hafif bir düzeltme olarak yansıyan bu açıklamalar bir süredir bahsettiğimiz iyimser havayı pek bozacak gibi görünmüyor. Öte yandan risk iştahındaki bu düzeltmeyi ne derece Trump’a bağlamalıyız, ondan da emin değilim. Zira dün ünlü piyasa yatırımcılarından Gundlach’ın tahvil faizlerini yukarı beklediğini, bunun da borsada düzeltmeye yol açacağını söylemesi de bir etken diyebiliriz. Kendisi bu kadar etkin bir isim mi diye merak ediyorsanız, piyasa bu kadar hızlı yükselince, her ters görüş sizi huzursuz eder. Gundlach kusura bakmasın, ama kendisi piyasalarda mikroskobik bir dalgalanma yaratmış olsa dahi fiyatlamalarda kalıcı bir etki yaratması için bu aralar soyadının Trump, Yellen ya da en azından Draghi olması lazım. Eğer Gundlach size bir şey ifade etmiyorsa, bir dönem herkesin baktığı, sonra görmezden geldiği, dün yine bakmayı tercih ettikleri JOLTS açık istihdam sayısı verisinden bahsedebiliriz (yukarıdaki grafik, kaynak Reuters). Beklentilerin üzerinde bir istihdam talebi olduğunu gösteren veri, bu talebin ücret artışına, ücret artışının talebe dönüşmesine, artan iç talebin enflasyona yol açacağına dair bir beklenti oluşturdu. Tek bir veri ile böyle bir mantık örgüsü abartılı derseniz, yukarıda “ters görüş” ile ilgili yazdığım cümleye bir kez daha bakabilirsiniz. Piyasa eninde sonunda ciddi bir düzeltme yapacak, bundan sanırım kimsenin kuşkusu yok, ancak sebeplerini doğru koymak lazım.

 

Bizi ilgilendiren konulardan biri de Güney Afrika’da dün yapılan güven oylaması idi. Beklenen oldu ve Devlet Başkanı Zuma güven oylamasını kazanarak görevde kaldı. Şu ana dek 8 kez bu yöndeki oylamadan galip çıkan Zuma, ülkede mevcut ekonomik ve siyasi düzenin süreceğinin işareti. Bu aslında piyasaların hiç de istemediği bir şey, bu yüzden de oylamanın ardından ZAR değer yitirdi. Öte yandan Zuma’nın partisinden 40’a yakın fire verilmesi, 2019’da yapılacak seçimlerde Zuma’nın işi zor olacağının göstergesi. ZAR üzerindeki baskı sürdükçe bunun TL’ye de yansıması olasılığı var.

 

Yurtiçi gündem ise oldukça sakin. Dün açıklanan sanayi üretim verisi büyüme konusunda önemli sinyaller içeriyor olsa da, piyasa gözüyle bakınca geçmiş veri olması nedeniyle fiyatlamalarda pek bir etkisi olmadı. Ancak büyümenin güçlü seyretmeye devam etmesi, borsada bir süre daha bunun satın alınacağının göstergesi. Elbette burada temel varsayımımız belli: Piyasalarda ciddi bir düzeltme henüz olmayacak. Tabi herhangi bir sebepten böyle bir şey olursa bundan muaf olmamız söz konusu değil.

Öte yandan tahvil piyasamızda olan bitene de bir bakmakta fayda var. Uzun süredir işlem hacminin çok düşük seyrettiği, bu anlamda getiri eğrisinin ne derece sağlıklı olduğunun sorgulanabileceği piyasada faizler yükselmeye devam ediyor. Burada Hazine’nin iç borç çevirme oranının artacak olması ana etken gibi görünüyor, ancak işe bir de küresel taraftan bakalım. ABD’de uzun vadeli tahvil faizleri sene başına göre düştü. Bu, “Fed faiz artıramayacak” fiyatlamasının bir sonucu. Görünüm hala bu yönde, buna kuşku yok, ancak faizlerin artık aşağı tarafta gelebileceği yerler de sınırlı. Bir şekilde Fed fiyatlaması değişirse, özellikle uzun vadeli tahvil faizlerimiz de yükselecektir. Bunun bir de ters yönde istisnası var: Güvenli liman talebi ile ABD tahvil faizleri daha da gerilerse, bu kez aynı sebepten Türkiye ve diğer gelişen ülke tahvillerinden çıkış yaşanacak ve faizler yükselecek.

 

Kısa vadede piyasalarda küçük çaplı, teknik diyebileceğimiz düzeltmeler elbette olacak, bu işin doğasında var. Ancak bunun kalıcılığı için şu ankinden çok daha büyük sorunlarımız olması lazım. Trump’a rağmen dünya hala dönüyorsa en azından piyasalar için hala iyimser olabiliriz…

 

* Ateş Krallığı senaristleri gözden kaçırmış olabilirler, ama Müslüm Gürses kaçırmamış: ”Yakarsa dünyayı garipler yakar”.

Bonus not: Ayrıca Star Wars severleri de filmde bir sürpriz bekliyor.

Tufan Cömert

Birim Müdürü - Yatırım Danışmanlığı

tcomert@garanti.com.tr

Pusula’da Bugün: "Yalan Söyleme Bana!"

 11.01.2018 10:31

Çocuklarımızın bize yalan söylemesi bizi çok sinirlendirir. Onlara öğretmek istediğimiz şey dürüstlüğün bir erdem olduğudur. Ancak son araştırmalar gösteriyor ki çocukların yalan söylemesi gayet normal, hatta bir zeka işareti. Rahat bir nefes alıp arkanıza yaslanmadan önce sizi uyarayım: Bu çocuklar için geçerli, yetişkinler, hele hele finansal dünya için değil…

Pusula’da Bugün: "Seni Öldürmeyen Şey"

 05.01.2018 10:39

İzlerken beni çok rahatsız eden, ama izlemekten kendimi alıkoyamadığım bir dizi var: “Black Mirror”. Yakın bir gelecekte teknolojik gelişmelerin insan yaşamını ve toplumsal değerleri nasıl değiştirdiğini anlatan dizi, insana sık sık “nereye gidiyoruz” diye sorduruyor. Bu dizinin son sezonunun bir bölümünde (“Arkangel”) anlatılan bir hikaye var ki rahatlıkla bir ders çıkarabiliriz: Deneyim önemlidir, yaşadığımız her şey iyi de olsa kötü de olsa bize deneyim katar.

Pusula’da Bugün: "Gelecek"

 03.01.2018 02:48

Geleceğe dair tahminler genellikle fena halde yanlış çıkar. Vade ne kadar uzaksa yanılma olasılığınız da aynı oranda artar hatta. Konunuzda ne kadar iyi olursanız olun, kontrol edemeyeceğiniz onlarca, yüzlerce değişken var sonuçta. Arada elbette istisnalar var, fakat özellikle piyasalar konusunda çok uzun vadeli tahminler yapmak yerine geleceği zaman dilimlerine bölerek tahmin etmeye çalışmak her zaman daha iyidir.