Pusula’da Bugün: "Bu Dünyanın Dertleri"

İnsanlık bir yandan önemli keşifler yaparken, bir yandan da hala bu dünyanın sorunları ile boğuşuyor. Yeni keşfedilen gezegenler, seyahat yöntemimizde bir devrim yapabilirsek, insanlığın yeni evleri olmaya aday. Bu devrim gerçekleşene dek halen oturmakta olduğumuz evimizin sorunları ile uğraşmaya devam edeceğiz. Piyasaların halen dert olup olmadığına tam olarak karar veremediği konu ise Trump ve politikaları…

Biliminsanları şu ana dek bizimkinden farklı bir güneş etrafında dönen 3,500 civarında gezegen buldular. Ancak modern zamanlarda bunların hemen hiç biri geçen hafta NASA tarafından keşfedilen 7 gezegen kadar heyecan uyandırmadı. Trappist-1 isimli yıldızın yörüngesinde bulunan bu gezegenler tüm insanlık açısından önemli: Trappist-1, kendi galaksimizde en çok bulunan yıldız tiplerinden biri, bu da demek oluyor ki Samanyolu’nda Dünya’ya benzeyen milyarlarca gezegen olabilir. Yani, bulunan her gezegenle birlikte “bu evrende yalnız mıyız” sorusuna verilecek “hayır” yanıtının olasılığı artacak…

Yine de bu keşiflerden pek mutlu olmayan bir kitle var. Bu kitleye göre uzay araştırmaları vergi mükelleflerinin parasının çarçur edilmesi demek. Düz mantık bakarsak haklılar: Trappist-1 Dünya’ya 39 ışık yılı (369 trilyon km) uzakta. Işık hızı ile seyahat edersek 39 yıl sürecek bu yolculuk için mevcut teknolojimiz oldukça yetersiz. Teoride en hızlı olan uydularımızın Trappist-1’e ulaşması için 159 bin yıl geçmesi gerekiyor (Bir sonraki tatilinizi erken rezervasyon avantajı ile Trappist-1’de geçirme konusunda hayal kurduysanız, hayallerinizi yıktığım için affedersiniz).

ABD Bütçe Açığı / GYSH 1931–2016 (%)

Madem bir süre daha “buralardayız”, keşiflerin tetiklediği dertlerimizden birine odaklanalım: Bütçe konusu şu aralar ABD gündeminde oldukça önemli bir yer işgal ediyor. Başkan Trump’ın baştan aşağı şekillendirdiği bütçe için aklındaki plan, savunma harcamalarının artırılıp, bazı sosyal hizmetlere dair harcamaların kısılması. Bütçe’nin Senato ve Temsilciler Meclisi’nde tartışılırken değişmesi güçlü olasılık, ancak Trump’ın niyetini göstermesi açısından önemli. Piyasalarda ise bütçenin olmazsa olmazı olan vergi konusu gündemde. Salı günü Trump Senato’da bir konuşma yapacak. Burada vergi konusunda ne diyeceği küresel piyasalarda halen devam eden iyimserliğin devamı açısından önemli.

Yalnız Trump’ın tuhaflıkları burada da sürüyor. Bugün Trump kendine yakın bir muhabire röportaj verecek, bu röportaj Salı sabahı yayınlanacak. Yani, Senato’dan önce Trump’ın ne diyeceği konusunda bir fikrimiz olabilir. Halen rekor seviyelerde olan ABD borsaları açısından bu mesajlar oldukça önemli. Zira burada geçecek bir vergi indirimi mesajı, borsaları yeniden yukarı itecek. Hazine Bakanı Mnuchin’in açıklamaları de bu yönde. Öte yandan, üstü kapalı, muğlak açıklamalar ya da daha kötüsü vergi indirimlerinin yaz, hatta sonbahara kalabileceği gibi bir mesaj, kar satışlarını gündeme getirecek. Bir süredir bir hikaye bulmakta zorlanan piyasalar açısından yeni olayımız bu: Trump nereye, biz oraya…

Almanya 2 yıllık tahvil faizi

Trump önemli olmasına önemli de, piyasalardaki tek hikaye bu değil. Avrupa’da altı kaynayan bir kazan var… Hollanda (15 Mart) ve Fransa’da (23 Nisan-7 Mayıs) yapılacak seçimlerde anti-AB cephesinin giderek güçlendiğini gösteren anketler bir süredir AB içi tahvil faiz farklarının açılmasına yol açıyordu. Yanda yer alan grafikte gördüğünüz üzere (kaynak: Reuters) 2 yıllık Alman tahvil faizi -%0,95 ile tarihi düşük seviyesinde. Yatırımcılar belli ki Euro Birliği’nin dağılmasına karşı kendilerini hedge ediyorlar. Bu, aynı zamanda EUR üzerindeki baskının da nedeni. Biz çoğu zaman seviyeye odaklanıyoruz, ama EURUSD’deki oynaklığın (3 aylık zımni) hızla arttığını da gözden kaçırmamak gerek. 8 Mayıs’ta Fransa’nın yeni Başkanı Marie Le Pen olursa EURUSD rahatlıkla 1,00’in altına inecek ve muhtemelen uzunca bir süre de oralarda kalacak. Bu risk gerçekleşmezse, EUR açısından tersi bir yön bekleyebiliriz. Yükselen enflasyon ve güçlenen büyüme, ECB’nin parasal genişlemesine bir son verecek ve bu durumda EUR değerlenecek. Hem bu beklenti, hem de Fed’in devrede olması ise EURUSD açısından çok ciddi bir yükselişten ziyade mevcut seviyenin bir miktar üzerinde dengelenme anlamına gelecek. 2017 sonu için EURUSD tahminimiz bu varsayımlarla 1,10 olmaya devam ediyor.

Türkiye bu ortamda nerede derseniz, ilginç bir noktadayız… Türkiye bir süre önce hem TL’deki değer kaybı, hem de TL cinsi varlıklara gelen satışlar ile çok ucuzdu. Türkiye hala ucuz ama artık o kadar değil… Bizi ayrıştıracak önemli bir hikaye olmadıkça da diğer gelişen ülkelerden daha iyi performans göstermemiz zor. Bu yüzden bu sabah BIST için görüşümüzü “olumlu”dan “nötr”e çektik. Üstelik piyasalar, küresel piyasalardaki iyimser havanın etkisiyle yakın zamanda TCMB’nin sıkı likidite politikasından ödün vermeye başlayacağını da fiyatlıyor. Halen TCMB ağırlıklı fonlama maliyeti %10.41 ile Mayıs 2012’den bu yana en yüksek seviyesinde (yandaki grafik, kaynak: Reuters). Kısa vadeli faiz oranlarının uzunlara göre gerilediği swap eğrisinde ters eğimden ziyade dikleşme görülüyor. Henüz bu durum tahvil faizlerine yansımış değil. Elbette bu senaryonun gerçekleşmesi için en önemli şart TL’de yeniden güçlü bir değer kaybı sürecine girmememiz. TCMB likidite şartlarını hızla rahatlatmayı tercih ederse TL’de bir miktar değer kaybı göreceğiz. Bu nedenle TCMB muhtemelen bir denge oluştuğundan emin olmadan ciddi bir gevşeme adımı atmaktan kaçınacaktır.

NASA / JPL-Caltech tarafından yayınlanan ve Trappist-1f isimli gezegenin yüzeyinin neye benzeyebileceği hakkındaki çalışma.

Dengeyi sağlamak zor bir konu… Uzay ve bütçe tartışmalarına geri dönersek, uzay harcamalarının yarattığı bütçe tartışmaları sadece ABD’ye özgü sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Aynı tartışmalar Hindistan için de geçerli. Mars yörüngesinde dönen bir uydusu olan Hindistan’ın fakirlikle mücadelesi de sürüyor. Hal böyleyken Mars programının gerekliliği de ağır sorgu altında… Bilimin siyasetin baskısına maruz kaldığı böyle dönemlerde belki de bilimin insanlığın yararına olduğunu hatırlamak gerek. Üstelik önemli olan sadece bu da değil. Trappist-1’e yakın zamanda gidildiğini göremeyeceğiz, yine de bu keşfin hayal gücümüzü zorlaması dahi belki de harcanan paralara değer…

Güzel bir hafta geçirmeniz dileklerimizle…

Tufan Cömert

Birim Müdürü - Yatırım Danışmanlığı

tcomert@garanti.com.tr

Pusula’da Bugün: "İnat"

 23.06.2017 12:14

2017 başında piyasalarda hakim olan tema “enflasyon küresel ölçekte yükselecek, faizler artacak, gelişen ülkeler için rahat borçlanma dönemi bitecek” idi. Yılın yarısını bitirmeye yakın olduğumuz şu günlerde yukarıdaki beklentiyi artık dillendiren yok. Tersine artık piyasalarda hakim olan söylem “enflasyon her şeye rağmen düşük kalacak”. Bugün bir iyimserlik varsa sebebi bu… Piyasalarda akıntı sık sık yön değiştirir, inatlaşmamak gerekir.

Pusula’da Bugün: "Petrol-Piyasa İlişkisi"

 21.06.2017 11:10

Piyasalarda her şey gayet güzel giderken dün petrol fiyatındaki düşüşün hızlanması işleri bozdu. Petrol üreten ülkelerde de, petrol ithalatına bağımlı olan ülkelerde de eş zamanlı satışlar gördük. Dolar güçlendi, ABD tahvil faizleri de artan taleple gerilediler. Petrol fiyatının düşmesinin bazı nedenleri var elbette (OPEC üretim kısıntısının etkinliği konusundaki kaygılar, ABD’de kaya petrolü üretimi sonrasında artan petrol stokları gibi), ama bunların üzerinde durmayacağız. Bizi ilgilendiren bu eğilimin devamının piyasalarda ne gibi etkilere yol açacağı…

Pusula’da Bugün: "Paranın Rengi"

 20.06.2017 10:34

Eddie Felson: “Kokuyu alıyor musun?”

Vincent Lauria: “Ne kokusu? Duman mı?”

Carmen: “Hayır, paradan bahsediyor”

(Paranın Rengi, 1986)