Pusula’da Bugün: "İzlemeniz Gereken 10 Film"

Piyasalarda bir süredir devam eden olumlu havada bariz bir değişim yok. Yine rekor seviyelerde dolaşan ABD borsaları, henüz yüksel(e)meyen tahvil faizleri derken küresel piyasalardaki hikayeler bize farklı bir yön sunmaktan uzak. Bugün önde gelen piyasaların kapalı olması nedeniyle piyasalar sakin olacaktır. Bundan faydalanarak bugün sizinle bir liste paylaşacağım: Her yatırımcının izlemesi gereken finansal filmler!

Piyasalar elbette tamamen hareketsiz değil, mesela OPEC kararı sonrasında petrol fiyatında başlayan düşüşün sürdüğünü görüyoruz. Piyasa, belli ki daha ciddi bir üretim kesintisine odaklanmıştı ve beklentileri karşılamayan karar petrolde satış getirdi.  Petroldeki hareket risk iştahını bir miktar olumsuz etkiliyor, ancak bunun bir algı değişikliği olduğunu iddia etmek mümkün değil. Alternatif olarak G7 zirvesine yönelik analizler yapabiliriz, ancak laf kalabalığının ötesine baktığımızda buradan da elle tutulur bir sonuç çıkmadığını görüyoruz. Piyasa açısından anlamsız olmakla birlikte, nasıl bir dünyada yaşadığımızı 5 saniyede anlatması açısından, NATO zirvesinde Trump’ın Karadağ Başbakanı’nı itip öne geçmesi bence çok daha anlamlı bir görüntü

 

Daha çok bir kara mizah siyasi film aktörü gibi duran, ya da bizdeki deyim ile “film gibi” bir karakter olan Trump’ın maceraları tabi ki burada bitmeyecek, daha çok şey konuşacağız kendisiyle alakalı. Önceki başkanlardan o kadar farklı ki, Trump’ın başkanlığı bir film olsaydı, sanırım diğer başkanların sıkıcı “film”lerine fark atardı. Üstelik kendisi Başkan olalı şurada daha 4 ay oldu.

 

Trump’ı bir yana bırakarak “izlemeniz gereken 10 film” listesine geçelim. Göreceğiniz üzere aşağıdaki listede sadece finansal filmler yok, içinde güçlü finansal mesajlar barındıran başka filmler de var. Bunları bir de bu gözle izlediğinizde hak vereceksiniz. Bazı finansal filmleri listeye almadımsa ya izlemediğim, ya da diğerlerinin daha iyi olduğunu düşündüğüm içindir. Bir çok yatırımcının severek izlediği “Big Short” için ise farklı bir noktadayım: Kitaptan sonra film çok yavan, kitabını tercih ediyorum.  Bu uyarılardan sonra listemize geçebiliriz:

1.       Borsa - Wall Street (1987)

Listenin ilk sırasında olması sanırım kimseyi şaşırtmayacak. Filmin en önemli sahnesi kuşkusuz karizmatik spekülatör Gordon Gekko’nun “hırs” ile ilgili yaptığı konuşma. 1980’lerin iş anlayışını, kültürünü anlatan bu film, 2008-2009 krizinin çıkış noktasını da gösteriyor: Kontrolsüz hırs yıkıcıdır. Filmin devam versiyonundaki “para asla uyumaz” sloganı da etkileyici, ancak bunu daha ziyade bir tespit olarak görebilir ve devam filmini es geçebiliriz.

2.       Kazan Dairesi - Boiler Room (2000)

Finans sektöründe çalışanların hiç de yabancı olmadığı bir ortamı anlatan filmin oldukça etkileyici sahneleri var. Ancak filmde Jim Young rolünü oynayan ben Affleck’in müthiş bir konuşması var ki paylaşmasam olmaz: “Müşteriyi arayıp da satış yapamadım diye bir şey yoktur. Yaptığın her görüşmede bir satış gerçekleşir. Ya sen müşteriye hisse satarsın, ya da müşteri sana satışın gerçekleşmemesi için bir sebep satar. Her durumda bir satış gerçekleşir, önemli olan bu satışı kim yapacak? Sen mi, o mu?” Bu sadece finans dünyası için değil, satış yapılan her yerde geçerli değil midir?

3.       Büyük Kumar - Rogue Trader (1999)

Film, dünyanın en eski ikinci bankası olan İngiliz Barings Bank’in batma hikayesini anlatır. Singapur’da banka adına işlemler yapan Nick Leeson, sistemin açıklarından faydalanarak zararlarını saklar, karlarını öne çıkarır ve hızla yükselir. Ta ki zararlar artık gizlenemeyecek boyuta ulaşana dek. Risk yönetimi ve finansal kontrolün önemini bundan daha iyi anlatan bir film sanırım nadirdir. Öte yandan bu filmi gerçekten izlemesi gereken kişilerin izlemediğini de 2008-2009 krizinde gördük.

4.       İç İşler – Inside Job (2010)

Kriz dönemini anlatan filmler arasında favorim. 2008 mali krizinin nedenlerini araştıran bu belgeselde Wall Street, bankacılar ve yöneticilerin aç gözlü ve riskli adımlarının Amerika’yı 2008’de nasıl mali çöküşe götürdüğünü görürüz. Hele ünlü ekonomist ve o dönemki Fed üyelerinden Frederic Mishkin ile yapılmış bir röportaj var ki…

5.       Oyunun Sonu - Margin Call (2011)

Bu listede yer alan filmler arasında en gerçekçi olanlarından biri… Bir yatırım bankasının iflasın eşiğindeki 24 saatini anlatan filmde, 2008-2009 krizinin nedenlerinden birini görürüz: Banka öyle karmaşık türev enstrümanlara yatırım yapmıştır ki, bunun değerlemesini bile düzgün yapamamaktadır.

6.       Para Avcısı - The Wolf of Wall Street (2013)

Yine gerçek olaylara dayanan filmde Jordan Belfort'un hırsla bezenmiş yaşam öyküsünü izleriz. Belfort, 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında broker ve Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firması üzerinden zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO’ya dönüşür. 90'lı yıllardayızdır ve piyasalarda onlarca “fırsat” vardır. Tabi hiçbir şey sonsuza dek sürmez...

7.       Madoff (2016)

3 bölümlük bu mini dizide finansal tarihin en büyük dolandırıcısı Bernie Madoff’un yaşam öyküsü anlatılır. Tüm kariyerini üzerine inşa ettiği  Ponzi zinciri ile müşterilerini tam $65 milyar (evet milyar) dolandıran Madoff’un sırrı basitti: İnsanların sana güvenmesini sağla! Halen 150 yıllık hapis cezasını çeken Madoff’un hapis arkadaşlarına “keşke 6-7 yıl önce yakalasalardı beni” dediği aktarılıyor.

8.       Esaretin Bedeli – Shawshank Redemption (1994)

Ne alakası var dediniz ama aslında filmde oldukça önemli finansal mesajlar gizli. Vergi beyannamesinin inceliklerinden tutun, uzun vadeli planlama yapmanın ve sabırlı olmanın önemine dek filmde finansla ilgili bir çok şey bulabilirsiniz.

9.       Baba – The Godfather (1972)

Ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım”. Cümlenin anlamı açık: Her malın bir fiyatı vardır. Filmden çıkarılabilecek finansal dersler bol: Hızlı ve cesur karar almak, bazı şeylerin ederinin yüksek olmasının bir sebebi olduğunu görmek ve bazen öz kardeşine bile güvenmemek… Bunu yatırım kararlarınızda nihai karar vericinin siz olduğunu, kimsenin lafına güvenip de aklınıza yatmayan bir pozisyon almamanız gerektiğini düşünerek okuyunuz, izleyiniz.

10.   Med-Cezir Manzaraları (1989)

Bu listede bizden bir film de olmazsa olmaz. Amerika’dan dönüp bir banka hazinesinden işe başlayan Zeynep’in yöneticisi ile ilişkisini anlatan filmde piyasa ile ilgili sahneler müthiş. Kadir İnanır’ın parite yorumu ise artık bir klasik ve bahsettiği ilkeler çok da doğru!

 

Güzel bir hafta geçirmeniz dileklerimizle…

Tufan Cömert

Birim Müdürü - Yatırım Danışmanlığı

tcomert@garanti.com.tr

Pusula’da Bugün: "Yalan Söyleme Bana!"

 11.01.2018 10:31

Çocuklarımızın bize yalan söylemesi bizi çok sinirlendirir. Onlara öğretmek istediğimiz şey dürüstlüğün bir erdem olduğudur. Ancak son araştırmalar gösteriyor ki çocukların yalan söylemesi gayet normal, hatta bir zeka işareti. Rahat bir nefes alıp arkanıza yaslanmadan önce sizi uyarayım: Bu çocuklar için geçerli, yetişkinler, hele hele finansal dünya için değil…

Pusula’da Bugün: "Seni Öldürmeyen Şey"

 05.01.2018 10:39

İzlerken beni çok rahatsız eden, ama izlemekten kendimi alıkoyamadığım bir dizi var: “Black Mirror”. Yakın bir gelecekte teknolojik gelişmelerin insan yaşamını ve toplumsal değerleri nasıl değiştirdiğini anlatan dizi, insana sık sık “nereye gidiyoruz” diye sorduruyor. Bu dizinin son sezonunun bir bölümünde (“Arkangel”) anlatılan bir hikaye var ki rahatlıkla bir ders çıkarabiliriz: Deneyim önemlidir, yaşadığımız her şey iyi de olsa kötü de olsa bize deneyim katar.

Pusula’da Bugün: "Gelecek"

 03.01.2018 02:48

Geleceğe dair tahminler genellikle fena halde yanlış çıkar. Vade ne kadar uzaksa yanılma olasılığınız da aynı oranda artar hatta. Konunuzda ne kadar iyi olursanız olun, kontrol edemeyeceğiniz onlarca, yüzlerce değişken var sonuçta. Arada elbette istisnalar var, fakat özellikle piyasalar konusunda çok uzun vadeli tahminler yapmak yerine geleceği zaman dilimlerine bölerek tahmin etmeye çalışmak her zaman daha iyidir.