Pusula’da Bugün: "Oyun Planı"

Geçen hafta sonuna doğru bazı gelişmeler piyasalarımızı olumsuz etkiledi. Genel olarak piyasalar bu haftaya hızla toparlanarak başlıyorlar diyebiliriz. Yine de bu hızlı hareket bize gösteriyor ki, sebep ne olursa olsun, ara ara durup nasıl bir dünyada olduğumuzu hatırlamakta fayda var.

Her şey sakin ve senaryonuza uygun seyrederken yatırımlarınızı yönlendirmeniz görece kolaydır. Tersi olduğunda, ki mutlaka olur, o zaman kendinizi haber akışına göre karar almaya çalışırken bulursunuz. Bu nankör bir iştir, günlerce kurduğunuz senaryo çöker, kazandığınız para saniyeler içinde uçar gider. Hatta Murphy kanunu gibi, haber piyasa kapandıktan sonra gelir, ertesi sabaha dek yapacak bir şeyiniz kalmaz. İlk şoku atlattıktan sonra ise “şimdi ne olacak” sorusuna yanıt ararız. Önemli olan da budur, her olayı önceden görmek, ya da piyasanın buna nasıl tepki vereceğini hesaplamak mümkün değildir. Şokun ardından yapmanız gereken, sonraki adımı planlamaktır. Şoku yaratan faktörler artarak devam eder, ya da mevcut durumu sürdürecek denli kötü haber akışı devam eder ise piyasalar toparlanmaz. Aksi durumda ise haber akışı yavaş yavaş ilk atfedilen önemini yitirir, şok atlatılır, her şey normale döner. Bunun olması bazen yarım saat sürer, bazen bir asır… Tamamen ne olduğuna, neden olduğuna, sonrasında neler olabileceğine bağlıdır...

Daha önce oynaklığın son derece düşük seyrettiğini, önemli dönüşlerin böyle zamanlarda geldiğini tartışmıştık, hatırladınız mı? Elbette kimse piyasalarda tam olarak ne zaman satış geleceğini, hangi sebepten algının olumsuza döneceğini kestiremez, fakat göstergeler bize her zaman, ne zaman temkinli, ne zaman cesur olmamız gerektiğini söyleyebilir. İşte bir nevi bir siyah kuğu neticesinde piyasalarda geçen hafta oynaklıkta ciddi bir artış gördük. Hemen baştan uyarayım: “Tamam, her şey buraya kadar, bundan sonra her şey kötüye gidecek” diyecek bir şey yok. Ama yine de fütursuzca tek yönlü pozisyon almadan önce neden oynaklığın bir anda arttığını iyi analiz etmemiz lazım ki sonrasına yönelik oyun planımız oluşsun.

Piyasalarda bizi de etkileyen bu hava değişiminin ana nedeni Brezilya’da yaşanan siyasi kriz. Başkan Temer’in isminin geçtiği bir rüşvet skandalı ülkeyi karıştırdı. Muhalefet  Başkan’ın istifasını istiyor, Temer ise masumiyetini kanıtlayacağını söylüyor. Sanırım bu skandal ülke ekonomisi açısından daha kötü bir zamanda gelemezdi. Halen ülkede bütçe açığı/GSYH oranı %9, borç/GSYH oranı da %70’lerde. Temer yönetimi, geçmişte Lula-Roussef dönemlerinde birikmiş bu mali sorunları aşmak üzere geniş reformlar yapmaya çalışıyordu (Halen mecliste tartışılan emeklilik reformu da bunlardan en önemlisi). Çalışan bir hükümetin olması ülkede yeniden güven endekslerinde artışa yol açmış, ekonomide de bir süredir toparlanma başlamıştı. Bundan sonra ne olacağı ise tamamen önümüzdeki birkaç günde siyasetin izleyeceği rotaya bağlı. İş uzarsa reformların devamı konusunda şüpheler artacak ve Brezilya Reali yine değer yitirecek. Bir süredir faiz indiren merkez bankası da durmak zorunda kalacak.

Aslında Türkiye’nin Brezilya ile doğrudan pek bir ilgisi yok, hatta TL ile Real arasındaki korelasyon da çok anlamlı değil. Yanda gördüğünüz basit regresyon analizine göre iki para birimi arasındaki korelasyon 0,36 civarı: TL’de gördüğümüz 1 birimlik hareketin, sadece 0,36 birimlik kısmını BRL’deki hareket ile açıklayabiliriz. Hatta TL’nin en yüksek korelasyonu da BRL ile değil, ZAR ile (0,55). Buna rağmen geçen hafta $/TL 3,64’ü aştı, BIST100 zirvesinden yaklaşık 1.500 puan geriledi, faizler yükseldi. Birkaç günlük bu hareketin ardından bu haftaya daha sakin başlıyoruz. Tedirginlik tamamen atlatılmış değil, ama en azından sağduyu piyasalara geri dönmüşe benziyor. Yine de tam olarak herkesin mutlu olduğunu, kimsenin bir tasası olmadığını iddia edemeyiz. Aradığınız zaman sizi efkara boğacak konu sıkıntısı bulmakta hiç mi hiç zorlanmayacaksınız.

 

Bunlardan ilkini ele alalım. Şu anda bizi belki de bir dünya savaşına götürmesi en olası coğrafya olan Kore Yarımadası’nda suların pek durulmaya niyeti yok. Pazar sabaha karşı Kuzey Kore yine bir füze denemesi yaptı. Önceki hafta 700km menzile ulaşan denemeden sonra, bu seferki füzenin menzili 560 km idi. Başta ABD olmak üzere, dünyanın önde gelen güçleri Kuzey Kore’nin son yıllarda füze teknolojisi konusunda önemli bir ilerleme kaydettiğini ve bunları artık nükleer başlık taşıyabilecek hale getirmiş olmasından kaygılılar. Her gün daha gerilen bu ortam, eninde sonunda bir şekilde bir tarafa evrilecek. Umalım da bu savaş değil de barışçıl bir çözüm ile olsun.

 

Kuşkusuz Kuzey Kore konusunda en tepkili ülkelerde biri ABD. ABD’de ise Trump ortalığı birbirine katmaya devam ediyor. Danışmanlarından birinin seçim sürecinde Rusya ile ziyadesiyle sıkı fıkı olduğunun ortaya çıkması, Trump’ı çok zor durumda bırakmıştı. Danışmanın istifasına rağmen işin peşini bırakmayan FBI Direktörü Comey ise Trump tarafından görevden alınmıştı. Comey, soruşturmayı durdurması için Trump’ın kendisine baskı yaptığını iddia ediyor. Çarşamba günü Senato İstihbarat Komitesinde ifade verecek olan Comey’in söyledikleri, daha önce bahsettiğimiz Başkanın görevden alınma sürecini başlatabilir. Böyle bir süreç, olayın tatsızlığı bir yana, piyasalar açısından Trump’ın söz verdiği vergi reformu ve alt yapı yatırımlarının olmaması demek. Bu yüzden konu ciddileştikçe başta ABD olmak üzere borsalarda satın alınan tüm umutlar geri verilecektir. Bizim de bundan kaçışımız olmayacak tabi. Bu dünyanın sonu mu? Kesinlikle hayır. Bazen oyun planınız ne olursa olsun, hiç hesaba katmadığınız bir şey çıkıp gelir, her şeyi birbirine katar. Yapacağınız bir şey yoksa, kaderinize küsmek yerine sonraki adımı hesaplamanız gerekir. Bu kez de öyle olacak. satın alacak yeni şeyler mutlaka bulacağız, panik yok! 

 

Güzel bir hafta geçirmeniz dileklerimizle…

 

Tufan Cömert

Birim Müdürü - Yatırım Danışmanlığı

tcomert@garanti.com.tr

Pusula’da Bugün: "Yalan Söyleme Bana!"

 11.01.2018 10:31

Çocuklarımızın bize yalan söylemesi bizi çok sinirlendirir. Onlara öğretmek istediğimiz şey dürüstlüğün bir erdem olduğudur. Ancak son araştırmalar gösteriyor ki çocukların yalan söylemesi gayet normal, hatta bir zeka işareti. Rahat bir nefes alıp arkanıza yaslanmadan önce sizi uyarayım: Bu çocuklar için geçerli, yetişkinler, hele hele finansal dünya için değil…

Pusula’da Bugün: "Seni Öldürmeyen Şey"

 05.01.2018 10:39

İzlerken beni çok rahatsız eden, ama izlemekten kendimi alıkoyamadığım bir dizi var: “Black Mirror”. Yakın bir gelecekte teknolojik gelişmelerin insan yaşamını ve toplumsal değerleri nasıl değiştirdiğini anlatan dizi, insana sık sık “nereye gidiyoruz” diye sorduruyor. Bu dizinin son sezonunun bir bölümünde (“Arkangel”) anlatılan bir hikaye var ki rahatlıkla bir ders çıkarabiliriz: Deneyim önemlidir, yaşadığımız her şey iyi de olsa kötü de olsa bize deneyim katar.

Pusula’da Bugün: "Gelecek"

 03.01.2018 02:48

Geleceğe dair tahminler genellikle fena halde yanlış çıkar. Vade ne kadar uzaksa yanılma olasılığınız da aynı oranda artar hatta. Konunuzda ne kadar iyi olursanız olun, kontrol edemeyeceğiniz onlarca, yüzlerce değişken var sonuçta. Arada elbette istisnalar var, fakat özellikle piyasalar konusunda çok uzun vadeli tahminler yapmak yerine geleceği zaman dilimlerine bölerek tahmin etmeye çalışmak her zaman daha iyidir.