Pusula’da Bugün: Yarından Sonra

“Yarından Sonra” (The Day After), ABD Başkanı Ronald Reagan’ın isteğiyle geliştirilen Yıldız Savaşları ve benzer projelerle soğuk savaş geriliminin yüksek seyrettiği dönemde çekilmiş bir filmdir. Filmde, 1980’li yılların başında nükleer savaşın gerçekleştiğini görürüz. Olayları ABD Kansas’ta yaşayanların gözünden izler, dehşete düşeriz… Kabul, durum bu kadar vahim değil ama olası bir “Brexit” kararının, buna pek de hazır olmayan piyasalarda ciddi hasar yaratması mümkün. Bugün böyle bir senaryoda neler beklememiz gerektiğini tartışacağız.

1983’te ABC kanalında yayınlanan “The Day After” filminin konusunu özetleyelim: Sovyetler, Batı Berlin’i kuşatır. Bunun üzerine Basra Körfezi’nde Sovyet ve Amerikan donanmaları çatışmaya girer. Sonunda Amerikan füzeleri, nükleer başlıklarıyla Sovyetleri hedefleyerek havalanır. Arkasından Sovyet nükleer füzeleri de, Amerikan kentlerine düşmeye başlar. Film, nükleer savaştan bir gün sonrasını işler… Kentler yıkılmış, şehirlere radyasyon bulutları çökmüştür, insanlar şok içinde, yavaş yavaş öldüklerinin bile farkında değillerdir. İşte bu film milyonlarca Amerikalıyı nükleer silahlanma yarışının olası sonuçları konusunda belki de ilk defa dehşete düşürmeyi başarmıştır. Hatta iddialara göre Başkan Reagan bu filmi izledikten sonra nükleer silahların azaltılması için harekete geçmiş ve Sovyetler Birliği’yle görüşmeleri başlatmıştır.

Filmde izlediğimiz karakterlerden biri olan Dr. Oaks, bombalar düştüğünde hastaneye gitmek üzere yoldadır. Görevinin başına geçmeyi başardıktan sonra, hastalarından biri olan hamile bir kadınla yaptığı konuşmayı izleriz. Kadın çocuğunu doğurmak istememektedir. “Bana bir sebep söyle” der. “Bana umuttan bahset, bana neden hala burada insanlara yardım etmek istediğini söyle”. Oaks önce sessiz kalır… Sonra “bilmiyorum” der.

Bu etkileyici filmden bugüne, piyasalara geldiğimizde belki Dr. Oaks’a verebileceğimiz basit bir yanıt vardır: “Piyasalarda senaryolar bitmez, umutlar tükenmez”. Mesela günlerdir izlediğimiz, her gelen anket sonucuyla hop oturup hop kalktığımız piyasalarda “Brexit” konusu malumunuz en önemli gündem maddesi. Evet, piyasa haber akışına hassas ama fiyatlamalara baktığımızda kimse bir “felaket” beklemiyor. Daha önce de yazmıştık, Brexit dünyanın sonu değil, bir “The Day After”dan bahsetmiyoruz, ama abartmayı seven piyasalardan ilk günlerde alacağınız izlenim çok farklı olmayacak muhtemelen. İşte biz de ekip olarak oturduk, bu senaryoda piyasalarda ne beklememiz gerektiğine dair ayrıntılı tahminler yaptık.

Dün yayınlanan anketlere göre AB’den ayrılma-kalma yanlıları gene başabaş, kararsızlar da hala %10 civarında. Piyasa fiyatlamalarında geçtiğimiz iki hafta içinde önemli oynamalar gördük, fakat şurası net ki piyasanın ana beklentisi hala İngiltere’nin AB’de kalmayı tercih edeceği yönünde. Bu şu demek: İngilizler tersi yönde bir karar alırlarsa piyasalar çok karışacak, zira uç risk (tail risk) tabir edilen bir olay gerçekleşmiş olacak ve biliyoruz ki böyle durumlarda piyasa fiyatlamaları çok sert olabilir…

Aşağıda yer alan tabloda, böyle bir senaryo için Cuma gününden itibaren ne beklememiz gerektiğine dair tahminlerimizi görebilirsiniz. İlk tepkilerin düşündüğümüzden çok daha sert olması olasılığını göz ardı etmiyoruz. Bu nedenle rakamlar düşündüğümüzden daha farklı olabilir. Ancak bu durumda dahi merkez bankalarının ve olası piyasa tepkilerinin hemen hemen aynı olacağını varsayıyoruz. Bu nedenle rakamlara yön tahmini olarak bakmak daha sağlıklı olacaktır.

Son olarak, ilk günün ardından merkez bankalarının tepkilerinin aşağıda yer alan tahminlerimizden çok daha agresif olması olasılığını da unutmayalım. Bunun sonucunda piyasalarda şu ankinden de fazla likidite olacak ve tüm dünyada düşük faiz dönemi beklenenden, planlanandan çok daha uzun sürecek. Bu, kuşkusuz 3 ayın da ötesine geçecek bir değişim demek. Bu yüzden gelişmeleri zaman içinde görerek değerlendirmek daha sağlıklı. Yine de baz senaryomuzun İngiltere’nin AB’de kalacağı yönünde olduğunu tekrar vurgulayalım.

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle…

Tufan CÖMERT

Araştırma Direktörü

tcomert@garanti.com.tr

Pusula’da Bugün: "Petrol-Piyasa İlişkisi"

 21.06.2017 11:10

Piyasalarda her şey gayet güzel giderken dün petrol fiyatındaki düşüşün hızlanması işleri bozdu. Petrol üreten ülkelerde de, petrol ithalatına bağımlı olan ülkelerde de eş zamanlı satışlar gördük. Dolar güçlendi, ABD tahvil faizleri de artan taleple gerilediler. Petrol fiyatının düşmesinin bazı nedenleri var elbette (OPEC üretim kısıntısının etkinliği konusundaki kaygılar, ABD’de kaya petrolü üretimi sonrasında artan petrol stokları gibi), ama bunların üzerinde durmayacağız. Bizi ilgilendiren bu eğilimin devamının piyasalarda ne gibi etkilere yol açacağı…

Pusula’da Bugün: "Paranın Rengi"

 20.06.2017 10:34

Eddie Felson: “Kokuyu alıyor musun?”

Vincent Lauria: “Ne kokusu? Duman mı?”

Carmen: “Hayır, paradan bahsediyor”

(Paranın Rengi, 1986)

Pusula’da Bugün: "Kararsızlık"

 19.06.2017 10:39

Bazen bir dönemi, bir anı tek bir sözcükle tanımlamak yeterli olur. Geçen haftanın tek sözcüklük tanımı da sanırım “kararsızlık” olur. Fed faiz kararı ve sonrasında Yellen’ın açıklamaları ile piyasanın izlediği yön oldukça farklı diyebiliriz. Fed’in şahin söyleminin aksine piyasa bırakın 2017 ve 2018’i, 2019 sonuna dek 2 adet faiz artırımını anca fiyatlıyor. Hal böyle olunca, Fed sonrası tüm piyasalarda ciddi bir kararsızlık hakim oldu. Yurtiçinde ise en büyük kararsızlık döviz yatırımcılarında olsa gerek…