Pusula’da Bugün: "G-20 Zirvesinin Ardından"

Bir G-20 zirvesi daha sonuçlanmadan sonuç bildirgesinde ne yazacağını büyük bir doğruluk oranıyla tahmin edebiliriz: “Daha güçlü işbirliği” sosuna bulanmış genel geçer ifadeler... Bu tür zirvelerde olan zaten zirveye ev sahipliği yapan ülke vatandaşlarına olur. Göktaşı çarpması haricinde her şeye karşı korunan liderler yüzünden neredeyse duran günlük yaşam, protestolar ve bunlar yüzünden ortaya çıkan korkunç  masraflar... Bu seferki zirvede de farklı bir görüntü yok, ama en azından sonuç bildirgesinde yer alan üstü kapalı ifadelere bir bakmakta fayda var.

G20 toplantıları içerik olarak son yıllarda zayıf olsalar da magazin dünyasına aylarca konuşacak onlarca konu verirler. Cuma günü başlayan ve hafta sonu biten G20 zirvesi de bundan farklı değil. Hemen öne çıkan olayları paylaşayım: Trump’ın kızı İvanka’nın babasının yerine bir toplantıya katılması, Merkel’in Putin ile konuşurken gözlerini devirmesi, Trump’ın hayal kurmaya dalıp kameralara poz vermeyi unutması, Macron’un aile fotoğrafı için ite kaka ön sıraya geçmesi, Trump ile Putin’in ilk kez yüz yüze gelmesi

Zirvenin ekonomik ve siyasi yanı ise bu kadar şenlikli değil. Gerçi Almanya Başbakanı Merkel zirvenin gayet “başarılı” geçtiği söyledi, ancak bundan neyi kastettiğini pek anlamadım. Zira Trump sonrası dünyada hala ticaret kısıtlamaları ve iklim değişimi anlaşmalarının geleceği belirsizliğini koruyor. Bu konularda hala ABD’nin ne yapacağı belli değil. Zaten bir AB yetkilisinin açıklaması da sanırım durumu güzel özetliyor: “Zirvede G20 olarak karar alındı, G19 olarak değil.” Hoş, zirvenin bitmesine sadece 3 saat kala bir sonuç bildirgesi üzerinde uzlaşılabilmiş olması da ayrı bir konu!

G20’de alınan bazı kararlara yine de yakından bakmakta fayda var. Örneğin küresel çelik fazlasına dikkat çekilmiş olması, önümüzdeki dönemde (tahminen Kasım ayında) bu konuda bazı kararlar geleceğinin habercisi. Öte yandan ABD’nin ortak bir kararı beklemeden çelik ihracatına her an ek vergi koyması da gündemde. Bu, Trump’ın seçim vaatlerinden biriydi, ancak özellikle Çin kast edilerek verilen bu sözün bir sonraki adımı, Çin ile bir ticaret savaşını tetiklemesi olacak. Bu yüzden ABD’nin ortak bir kararı beklemesi tüm dünya için çok daha akıllıca olacak.

Bir de “ABD’nin diğer ülkelerin fosil yakıtlara daha ucuz ve daha etkin şekilde ulaşabilmesi için birlikte çalışacağı” ifadesine bakalım. Belli ki ABD bundan sonraki dönemde enerji ihraç eden ülkeler arasında anılmak istiyor. Kaya petrolü teknolojisi nedeniyle değişen maliyet-verim hesapları sonrasında arz fazlası oluşan petrol piyasasında, zaten OPEC üretim kısıntısı da fiyatları yukarı çekememişti. ABD’nin bu konuda kararlı olması petrol üreticisi ülkeler açısından iyi bir haber değil. Bizim açımızdan ilk başta iyi gibi görünüyor, ama düşen petrol fiyatının fon akımlarını olumsuz etkilediğini, bunun da kur üzerinde baskı yaparak düşük petrol fiyatının olumlu etkisinin neredeyse tamamen buharlaştırdığını unutmamak gerekiyor.

Piyasalar henüz bunları fiyatlamıyor kuşkusuz, daha çok erken. Yatırımcıların şu anki derdi ABD istihdam verileri ile ne yapacakları. Yatırımcılar haksız değiller, yorumlaması, anında aksiyon alması artık zor bir veri setinden bahsediyoruz. 2009 krizinin akabinde sadece artış rakamına bakıp da yorum yapabildiğimiz günler çoktan geride kaldı. Artık her ayrıntıya bakmak, buna göre aksiyon almak lazım. Bu gözle bakınca ABD istihdam verilerinden çıkan en önemli sonuç şu: Büyüme sürüyor, enflasyon baskısı ise hala yok. Bu aslında tam da yatırımcıların istediği senaryo. Böyle bir ortamda borsa yükselmeli, tahvil faizleri ise yatay/aşağı yönde hareket etmeli. En azından Cuma veri sonrasında ve bu sabah gördüğümüz de bu.

Yine de bu tüm yatırımcıların gözlerinin kapatıp inanacakları bir senaryo değil. Çünkü bu hafta Çarşamba ve Perşembe günü Fed Başkanı Yellen’ın Kongre’de ve Temsilciler Meclisi’nde sunumu olacak. Son veriler ışığında Fed’in düşüncelerinde bir değişiklik var mı böylece öğreneceğiz. Yanda gördüğünüz üzere, piyasa Eylül ayındaki faiz artırımını sadece %16 olasılık ile fiyatlıyor (kaynak: Bloomberg). Olur da Yellen şahin açıklamalarda bulunursa, çarşı karışacak. Öte yandan, görev süresi bittiğinde kendisinin bir kez daha bu göreve atanması zor görünüyor, bu nedenle bu sunumların kendisi için son olduğunu da söyleyebiliriz.

Yurtiçinde ise TL’nin seyri ile birlikte faizleri de izliyoruz. Geçen hafta yabancılar çıkarken izlemede kalmayı tercih eden yerli yatırımcıların bu hafta da tavır değiştirmesi zor görünüyor. Üstelik hala yüksek seyreden mevduat faizlerine rağmen. Bu noktada döviz yerine TL taşımayı tercih ettiğimizi bir kez daha vurgulayalım. Faiz seviyesi ise yakın zamanda çok değişecek gibi görünmüyor, ancak enflasyondaki düşüş sürer ise mevduat/kredi/tahvil faizleri de buna göre gerileyecektir. Beklentimiz de bu yönde olduğu için, 2 yıllık gösterge tahvildeki olası yükselişleri alım yönünde izliyoruz.

Gördüğünüz gibi G-20 zirvesi bitti ve piyasalar anında bunu unuttular bile. Bir sonraki zirvede de hemen hemen bunun aynısı olacak, emin olabilirsiniz. Bu yüzden kendi dünyamıza odaklanmaya devam edebiliriz.

Güzel bir hafta geçirmeniz dileklerimizle…

Tufan Cömert

Birim Müdürü - Yatırım Danışmanlığı

tcomert@garanti.com.tr

Pusula’da Bugün: "Yalan Söyleme Bana!"

 11.01.2018 10:31

Çocuklarımızın bize yalan söylemesi bizi çok sinirlendirir. Onlara öğretmek istediğimiz şey dürüstlüğün bir erdem olduğudur. Ancak son araştırmalar gösteriyor ki çocukların yalan söylemesi gayet normal, hatta bir zeka işareti. Rahat bir nefes alıp arkanıza yaslanmadan önce sizi uyarayım: Bu çocuklar için geçerli, yetişkinler, hele hele finansal dünya için değil…

Pusula’da Bugün: "Seni Öldürmeyen Şey"

 05.01.2018 10:39

İzlerken beni çok rahatsız eden, ama izlemekten kendimi alıkoyamadığım bir dizi var: “Black Mirror”. Yakın bir gelecekte teknolojik gelişmelerin insan yaşamını ve toplumsal değerleri nasıl değiştirdiğini anlatan dizi, insana sık sık “nereye gidiyoruz” diye sorduruyor. Bu dizinin son sezonunun bir bölümünde (“Arkangel”) anlatılan bir hikaye var ki rahatlıkla bir ders çıkarabiliriz: Deneyim önemlidir, yaşadığımız her şey iyi de olsa kötü de olsa bize deneyim katar.

Pusula’da Bugün: "Gelecek"

 03.01.2018 02:48

Geleceğe dair tahminler genellikle fena halde yanlış çıkar. Vade ne kadar uzaksa yanılma olasılığınız da aynı oranda artar hatta. Konunuzda ne kadar iyi olursanız olun, kontrol edemeyeceğiniz onlarca, yüzlerce değişken var sonuçta. Arada elbette istisnalar var, fakat özellikle piyasalar konusunda çok uzun vadeli tahminler yapmak yerine geleceği zaman dilimlerine bölerek tahmin etmeye çalışmak her zaman daha iyidir.