Pusula’da Bugün: "Yalan Söyleme Bana!"

Çocuklarımızın bize yalan söylemesi bizi çok sinirlendirir. Onlara öğretmek istediğimiz şey dürüstlüğün bir erdem olduğudur. Ancak son araştırmalar gösteriyor ki çocukların yalan söylemesi gayet normal, hatta bir zeka işareti. Rahat bir nefes alıp arkanıza yaslanmadan önce sizi uyarayım: Bu çocuklar için geçerli, yetişkinler, hele hele finansal dünya için değil…

https://static01.nyt.com/images/2018/01/07/opinion/sunday/07gray/07gray-master768.jpgHepimiz Pinokyo’yu okuyarak büyüdük. Kitabın ana öğretisi yalanın kötü bir şey olduğu, bunun başımıza büyük dertler açacağı, doğru söylemenin, dürüstlüğün ödüllendirileceğidir. Bunu gerçek hayatta ne derece uyguladığımız bambaşka bir sorun elbette, ancak son araştırmalara göre çocuklarımız daha 2 yaşından itibaren yalan söylemeye başlıyorlar ve bu bizi endişelendirmek bir yana göğsümüzü kabartmalı! Zira erken yaşta söylenen bu yalanlar bir zeka işareti. Hatta psikolog Prof. Kang Lee’ye göre çocuğunuz 2-3 yaşında iken hala yalan söylemiyorsa, süreci hızlandırmanız gerek. Ayrıca bu araştırmalardan çıkan çok daha vahim bir sonuç var: Çocuklar yalan söylemekte gayet iyiler; bazı durumlarda o kadar iyiler ki anne-babalar yalanı yakalamakta başarısız oluyorlar (yıllarca yediğimiz “bak bakayım gözümün içine, ben şıp diye anlarım” efsanesi de böylece yıkılmış oldu).

Doğru bildiğimiz bu yanlışlar kafanızı karıştırdıysa sorun değil, yetişkinlerin dünyasında ne yalanlar, ne dolanlar var. Hatta bunların bazıları dünyanın en büyük finansal aktörlerine dayanan yalanlar. Bunun en son örneği dün bir haber ajansında çıkan ve bazı kaynaklara dayandırılan haber: “Çin, ABD tahvillerini daha az cazip buluyor, bu yüzden ABD tahvil alımlarının yavaşlatılması ya da durdurulması söz konusu”. Bu haber bu sabah Çinli yetkililer tarafından yalanlandı, ama bu iş bu kadar basit değil. Gelin önce haberin neden zaten mantıksız olduğunu tartışalım, sonra da neden bu yalanlamanın kendisinin yalan olabileceğine bakalım!

Varsayalım ki Çinli yetkililer gerçekten böyle bir şey dediler. Peki sizce ABD tahvillerinin daha az cazip olduğuna nasıl karar verdiler? ABD tahvillerinin enflasyon başabaş seviyesine bakıp bundan sonra yön yukarı dendiğini, ya da “%2,60’ı kırarsa bu %2,80’e kadar durmaz” diye bakıldığını hiç sanmıyorum. O zaman neye göre, kime göre cazip konusu ciddi bir tartışma gerektirir. Kaldı ki yanda Çin’in toplam döviz rezervlerini ($3,14 trn) ve bunun ABD tahvillerinde tuttuğu kısmını ($1,19 trn) görüyorsunuz. Rakamlar ortada, ha deyince satılacak, azaltılacak, yavaşlatılacak rakamlardan bahsetmiyoruz. Çin ekonomik modelini, Yuan’ın değerini hesaplama yöntemini ve sermaye piyasası kurallarını değiştirmediği sürece bu düzen hemen hemen korunmak zorunda.

O zaman bu haber tamamen boş, değersiz, sahte bir haber mi? Tam olarak değil... ABD Çin’in Latin Amerika ülkeleriyle olan ticari bağlarını güçlendirmesine karşı bir süredir sesini yükseltiyor. ABD Kongresi hafta başında Çin ile arası epey bir gergin olan Tayvan ile ekonomik bağların güçlendirilmesi yönünde bir yasayı kabul etti. Yine önceki gün ABD Hazine üst düzey yetkililerinden David Malpass Çin’in kendi kamu kurumlarını kayırmak suretiyle piyasayı bozduğunu söylemişti. O zaman bir komplo teorisi oluşturabiliriz: Çinli yetkililer ABD’nin dış ticaret konusunda artan baskısından rahatsız olurlar ve bir haber sızdırırlar. Bu haberin etkisi piyasaları vurduğunda mesaj da iletilmiştir: “Söylentisi bile tahvillerinizin faizini 10 baz puan yukarı itti, varın gerçeğini siz düşünün”. Mesajın alınıp alınmadığını göreceğiz bakalım.

Dün bu haber çıktıktan sonra küresel piyasalarda ve doğal olarak yurtiçinde sert hareketler gördük. Özellikle TL’de gördüğümüz değer kaybı abartılıydı: Yanda gördüğünüz üzere, 24 gelişen ülke para birimi arasında TL USD’ye karşı en çok değer yitiren para birimi oldu. Madem ortada küresel bir sorun var, hemen hemen tüm ülke para birimlerinde risk iştahındaki sert düşüş nedeniyle değer kaybı görmemiz gerekmez mi? Evet diyorsanız, böyle bir ortamda kendi iç gündemi de sorunlu olan ülkelerin bundan daha da kötü etkilenmesi gerekir mi? Mesela Güney Afrika şu anda böyle bir durumda, bu yüzden ZAR’daki değer kaybı anlaşılabilir. Pek güzel, peki TL’nin sorunu nedir? Bu berbat performansa yol açacak yeni bir haber, gelişme var mı? Yok. O zaman gönül rahatlığıyla iddia edebiliriz ki, Çin haberinin etkisinin geçmesi ile birlikte TL’de bir değerlenme göreceğiz. Dün bu düşünce ile dolarda satış önermiştik.

Madem Çin konusunun elle tutulur bir yanı olmadığına ikna olduk, o zaman tamamen rahatlayabilir miyiz? Genel olarak iyimser görüşümüzü koruyoruz, ancak bu olaydan çıkaracağımız ya da anımsayacağımız bir ders var: Herkesin aynı yönde olduğu piyasalar saçma bir sebepten dalgalanırsa, hareket gereğinden sert olabilir. Üstelik yazının başında bahsettiğim üzere hem ABD’de enflasyon beklentileri minik minik de olsa fiyatlamalara girmeye başladı, hem de piyasa da artık Fed’in 2018’de 3 kez faiz artışına gideceğine inanmaya başladı. Yarın açıklanacak ABD enflasyon verisi beklentiler civarında (manşet enflasyonda yıllık %2,1 artış, çekirdek enflasyonda yıllık %1,7 artış) gelir, ya da bunun altında kalırsa iyimserliğin dozu artacak. Ancak özellikle çekirdek enflasyonda bunun üzerinde bir artış görülmesi piyasalarda yeniden risk azaltma sürecini öne çıkarabilir. Hoş, yanda görüyorsunuz, yeterince uzun bir vadede bakarsanız hala enflasyonda da (beyaz çizgi) ABD tahvil faizinde de (turuncu) ufak bir hareketlenmeden bahsediyoruz. Günlük hareketleri değerlendirirken uzun vadeli bakış açısını kaybetmemek, gelişmelerin göreceli etkisini değerlendirmek bu yüzden önemli. Bir de her habere inanmamak, sorgulamak gerekli tabi…

*Athena’nın 2014 tarihli şarkısı “Yalan”dan alınmıştır.

Tufan Cömert

Birim Müdürü - Yatırım Danışmanlığı

tcomert@garanti.com.tr

Pusula’da Bugün: "Yalan Söyleme Bana!"

 11.01.2018 10:31

Çocuklarımızın bize yalan söylemesi bizi çok sinirlendirir. Onlara öğretmek istediğimiz şey dürüstlüğün bir erdem olduğudur. Ancak son araştırmalar gösteriyor ki çocukların yalan söylemesi gayet normal, hatta bir zeka işareti. Rahat bir nefes alıp arkanıza yaslanmadan önce sizi uyarayım: Bu çocuklar için geçerli, yetişkinler, hele hele finansal dünya için değil…

Pusula’da Bugün: "Seni Öldürmeyen Şey"

 05.01.2018 10:39

İzlerken beni çok rahatsız eden, ama izlemekten kendimi alıkoyamadığım bir dizi var: “Black Mirror”. Yakın bir gelecekte teknolojik gelişmelerin insan yaşamını ve toplumsal değerleri nasıl değiştirdiğini anlatan dizi, insana sık sık “nereye gidiyoruz” diye sorduruyor. Bu dizinin son sezonunun bir bölümünde (“Arkangel”) anlatılan bir hikaye var ki rahatlıkla bir ders çıkarabiliriz: Deneyim önemlidir, yaşadığımız her şey iyi de olsa kötü de olsa bize deneyim katar.

Pusula’da Bugün: "Gelecek"

 03.01.2018 02:48

Geleceğe dair tahminler genellikle fena halde yanlış çıkar. Vade ne kadar uzaksa yanılma olasılığınız da aynı oranda artar hatta. Konunuzda ne kadar iyi olursanız olun, kontrol edemeyeceğiniz onlarca, yüzlerce değişken var sonuçta. Arada elbette istisnalar var, fakat özellikle piyasalar konusunda çok uzun vadeli tahminler yapmak yerine geleceği zaman dilimlerine bölerek tahmin etmeye çalışmak her zaman daha iyidir.